BİR KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VAR DOSTLARA SELAM OLSUN DEDİK

SİZ DOSTLARIMA BU SAYFALARDA HATIRALARIMI YAZACAĞIM. FAKAT SUYA SABUNA DOKUNARAK HER KONUDA YAZACAĞIM..


Sevgili Dostlar
Bu sayfalarda yazılanlar, kütüphanedeki en önemsiz kitabın içindekilerden daha da değersiz olabilir. Fakat kimler gidiyor, o muhteşem eserleri saklayan yerlere? İşte size düşüncelerimi anlatan, makaleler. Bu sayfalardaki en beğenmediğiniz bir anlatım bile, milyonlarca kütüphanelerdeki yazılardan, daha da kıymetlidir. Çünki sizin gözlerinizin önüne geldi. Yorumlar yazın. Yazdıklarınız, okunsun. Okuyanlar size cevap yazsın. Sonra içinde mücevher gibi kitabları koruyan, kütüphanelere de gideriz. Hakikatı araştırırız. Şüpheci olmak, insanı bilgi sahibi yapar. Bu kardeşinizi, menfi veya müspet yazılarınızla, ödüllendirin. Büyük harflerle yazıyorum. YORUMLARINIZI, BEĞENİLERİNİZİ VE ELEŞTİRİLERİNİZİ BEKLİYORUM.

H A S A N G Ü L E R
2014 M A R T 26 Ç A R Ş A M B A

19 04 2011

YUSUF İLE ZÜLEYHA

http://gurbetdeyazmak.blogcu.com/buyuk-asklar/10227406       YUSUF  İLE  ZÜLEYHA Divan edebiyatında birçok şairin mesnevilerine de konu olan bu aşk öyküsü Kur'an-ı Kerim'de "öykülerin en güzeli "diye isim bulmuştur . Yusuf sûresinde 98 âyet (4-101), Yusuf Peygamber'in ibretli hayat hikâyesinden söz eder. Buna göre Yusuf Peygamber'in on bir erkek kardeşi vardır. Olağanüstü bir güzelliğe sahip olan Hz.Yusuf babası tarafından çok sevilmektedir. Onu kıskanan kardeşleri gezinti için kıra götürürler ve kuyuya atarlar. Babalarına ise kanlı elbiselerini gösterip, onu kurdun yediğini söylerler. Yoldan geçen bir kervan, su çekerken Yusuf'u bulur ve Mısır'da Hazine Bakanı olan Azîz'e köle olarak satarlar. Sarayda ihtimamla yetişen Hz.Yusuf 'a Azîz'in karısı Züleyha aşık olur ve onu yasak ilişkiye çağırır.Hz.Yusuf ona şöyle cevap verir: "Allah'a sığınırım. Efendim bana iyi baktı. Doğrusu zulüm yapanlar kurtuluşa eremez." Yüce Allah, o arada Hz.Yusuf'un da Züleyha'yı arzuladığını, ancak ihlâslı bir kul olması yüzünden Yusuf'un bu kötülük ve fuhuştan korunduğunu belirtir. Kaynakwh webhatti.com: Eşinin haksız olduğunu tespit eden Azîz, olayın hiç bir şey olmamış gibi kapanmasını istemişse de, dedikodunun önü alınamamıştır. Bunun üzerine Züleyha dedikodu yapan hanımları yemeğe davet etmiş ve Yûsuf'u onların yanına çağırarak, şaşkınlık içinde meyve bıçakları ile ellerini kestiklerini görmüştür. Bununla, âşık olmakta haklı olduğunu göstermeye çalışan Züleyha, Yusuf'un kendisine ilgi göstermemesi üzerine onun hapse atılm... Devamı

17 04 2011

MEVLANA

MEVLANA |  görsel 1

  Mevlânâ hazretleri bütün işleri ihlâs ile, Allahü teâlânın rızâsı için yapmak lâzım olduğunu, bir misâl ile şöyle izâh ettiler: "Nişâburlu bir ilim talebesi ile bir tüccar yol arkadaşı oldular. Çok fakir olduğundan talebenin ayakkabısı yoktu. Yalın ayak yürürken, tüccar bir çift ayakkabı verdi. Sonra tüccar, talebeye ikide bir; "Ey talebe! Yolun düzgün yerinden yürü... Sivri taşlara basma... Ayaklarını sürüme... Dikenli yerlerden gitme.. Ayakkabıyı eskitme..." diye tembih ediyordu. Bu tenbihler talebeyi usandırdı. Sonunda talebe dayanamayıp ayakkabıları çıkardı, tüccarın önüne bıraktı ve; "Ben senelerce yalın ayak seyâhat ederim. Kimse bana bunun için bir şart koşmuyordu. Şimdi verdiğin bu ayakkabılar için sana mahkûm olamam." dedi. İşte burada olduğu gibi, yapılan hayır-hasenât karşılıksız olmalı Allahü teâlânın rızâsı için yapılmalıdır. Ancak böyle olursa makbûl olur. Devlet memurlarından bir kimse, zaman zaman Mevlânâ hazretlerini ziyâret eder, vazîfesinden ayrılarak devamlı onun hizmetiyle şereflenmek istediğini bildirirdi. Mevlânâ da, vazîfesini bırakmamasını ister, ona nasîhatler ederdi. Bir gün ona şu menkıbeyi anlattı: "Abbâsî halîfesi Hârûn Reşîd zamânında bir zâbıta âmiri vardı. Hızır aleyhisselâm ile her gün görüşüp sohbet ederlerdi. Zâbıta âmiri bir gün vazîfesinden istifâ etti. Zâhid olup insanlardan ayrı yaşamaya, kimseyle görüşmeyip tek başına ibâdet yapmağa başladı. Fakat istifâ ettikten sonra Hızır aleyhisselâm kendisine hiç uğramaz oldu. Bu duruma ... Devamı

13 04 2011

SEÇİM SANDIĞI ÖNÜMÜZDE

Emekli, İşçi, Köylü, Memur, Esnaf zor durumda. İşçi, Köylü ,Esnaf, Memur, Emekli, Endüstri, Tarım Perişan... Türkiye Kamu Çalışanları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) Genel Sekreteri ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, borçlanma, özelleştirme ve vergi artışlarıyla oluşturulan kaynağın vatandaşlara yönlendirilmediğini öne sürerek, ´´´Emekli, dul, işçi, esnaf, çiftçi ve memur zorlaşan yaşam şartları karşısında ezilmiş, ekmek mahkumu haline gelmiştir´´ dedi. BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “ 2010 için memurlara öngörülen yüzde 3'lük zamların çok yetersiz olduğunu belirtti. Memurların geçim sıkıntısı, borç, kredi kartı faizi, yoksulluk ve haciz kıskacında can çekiştiğini kaydeden Avcı, "Memurlarımızın yarısı bin 100 TL civarında maaş alıyor, onda 8'i ek iş yapıyor. Simit, limon satan, garsonluk ve taksicilik yapan, , işportacılık, pazarcılık yapan, kamu kurumlarında peynir, zeytin, pekmez satan yüz binlerce memurumuz var dedi.” Köylümüz bir şey üretemezse, orta boy yerleşim yerlerindeki iktisadi hayat da bundan etkilenmektedir. Şimdi hatalı iktisadi politikalar yabancı tarım ürünlerinin istilasını yaşamaktadır. Ne pancarcılık, ne tütün gibi tarım ürünleri üretimi kalmıştır. Yabancılaşma almış başını gitmektedir. Pamuktan tutunuz da ötekilere kadar hepsi "perişandır" Ne yeni fabrikalar kurulmaktadır ne de tarım kalmıştır. Milli ne varsa ortadan kalkmaktadır.  ATATÜRK VE KÖYLÜ... Bakınız, Atatürk 1 Kasım 1922 günü Büyük Millet Meclisi`nin 3. dönem, 2. toplantı yılını açarken şunları da söylemiştir: "...Yeni faaliyet devremizde doğu illerinde ve bütün imkanı... Devamı

08 04 2011

DİŞ TABİBİ ESRA AKKERMAN

DİŞ TABİBİ ESRA AKKERMAN |  görsel 1

bendenselamolsun AŞAĞIDAKİ YAZI DAHA ÖNCE YAYINLANDI. YAYINLANDIĞI TARİH YAZIYOR... 11/4/2010 - DİŞ TABİBİ ESRA AKKERMAN Kategori: anılar Daha önce biraz bahsetmiştim. Ramazan ayı boyunca devamlı sızlayan bir dişim vardı. Nitekim Kadıköy'e Gülsen VAROL Öğretmenin yazdığı, "ALBÜMDEKİLER" kitabını almak için gittiğimde, Diş Doktoruna da uğramıştım. Kendisini yıllardır tanıdığım bu kadim dost, kanal tedavisinin gerektiğini, hergün Gebze'den gidip gelmemin zor olacağını belirtmiş ve Gebze'de de Uzman Diş Tabiblerinin varlığındn bahsetmişti. Ben de öyle yaptım. Kızım ve Damadımın dişlerini tedavi ettirdikleri ve memnun kaldıkları, Gebze'nin merkezindeki Diş Doktoruna gittim. Adrsi şöyle tarif edebilirim.Çoban Mustafa Paşa Camiinden eski Belediye Binasına doğru giderken, Atatürk Heykelinin Tam karşısında ptt var. Onun yanında Çoşkunlar iş merkezi var. İşte bu iş merkezinin ikinci katında Üç Bayan Diş Doktorunun çalıştığı bir Klinik var. Kızım memnun kalmıştı. Bana da tavsiye etti. Ben de kendimi tanıtarak konuya girdim. Tabii randevu ile çalışıyorlardı. Yine de bana bir yirmi dakikalarını ayırdılar. Çünki durumuma bakmaları gerekiyordu.İki dişimin kanal tedavisi ve bir dişimin ise dolgusu yapılması gerekiyordu. Fakat daha önce bir çene filmi lazımdı. Söyledikleri adrese gittim. Filme baktılar. Çene kemiğimin sağlam olduğunu belirttiler. Fakat bana üç gün sonrasına gün verip, bekleriz dediler. Dişlerimin sancısı üç gün müddetle devam etti. Randevu saati geldiğindeönce Gebze Meydanına, sonra da diş tabibinin muayehanesine gittim. Size en iyisi açık adresi yazayım. HACI HALİL MAHALLESİ CUMHURİYET MEYDANI ÇOŞKUNLAR İŞ MERKEZİ KAT:2 GEBZE Benim Dokto... Devamı

06 04 2011

Bu Yazı Bir Hayat Kurtarabilir..

Bu Yazı Bir Hayat Kurtarabilir.. |  görsel 1

Güvenli Sürüş İçin Bilmeniz Gerekenler Yağmurda otomobil sürmek ! Bu yazı hayatınızı kurtarabilir..   SAĞANAK YAĞIŞTA ETKİN GÖRÜŞ Yoğun bir sağanak altında otomobil kullanırken nasıl iyi bir görüş elde edilir? Neden bu kadar etkin olduğundan emin değiliz; bu metodu yoğun yağmur altında sadece bir deneyin. Bana bu metodu, deneyen ve gerçekten işe yaradığını tespit eden bir polis arkadaşım verdi. Çok yararlı, hatta gece sürüşünde dahi.. Bu metod yıllarca Kanada Askeri Sürücüleri tarafından kullanılmış.   Bir çok sürücü yoğun sağanak sırasında silecekleri yüksek ya da en hızlı konumda çalıştırır, ve buna rağmen ön camdaki görüntü netliği yeterli olmaz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen güneş gözlüklerinizi takın (modeli farketmez), ve mucize!!! Aniden görüşünüz, yağmur yağmıyormuşcasına mükemmel bir netlik kazanacak. Aracınızda her zaman bir güneş gözlüğü bulundurduğunuzdan emin olun. Sadece net bir görüşle emniyetli bir sürüş gerçekleştirmekle kalmayın, bu fikri arkadaşınızla paylaşarak onun da hayatını kurtarın. Deneyin ve arkadaşlarınızla deneyiminizi paylaşın. İnanılmaz, cam üzerindeki damlaları hâlâ görüyorsunuz ama yağmur suyunun oluşturduğu tabakayı görmüyorsunuz. Yağmurun yoldaki sıçramasını görebiliyorsunuz. Aynı zamanda, sollanan ya da takip edilen aracın sıçrattığı sudan kaynaklanan körlüğü de bertaraf edebiliyorsunuz (ya da güneş gözlüğü kullanmayıp şikayet edeceksiniz). Sürücü eğitimlerinde bu küçük ipucunu mutlaka öğretmeliler. Gerçekten de işe yarıyor. &nb... Devamı