BİR KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VAR DOSTLARA SELAM OLSUN DEDİK

SİZ DOSTLARIMA BU SAYFALARDA HATIRALARIMI YAZACAĞIM. FAKAT SUYA SABUNA DOKUNARAK HER KONUDA YAZACAĞIM..


Sevgili Dostlar
Bu sayfalarda yazılanlar, kütüphanedeki en önemsiz kitabın içindekilerden daha da değersiz olabilir. Fakat kimler gidiyor, o muhteşem eserleri saklayan yerlere? İşte size düşüncelerimi anlatan, makaleler. Bu sayfalardaki en beğenmediğiniz bir anlatım bile, milyonlarca kütüphanelerdeki yazılardan, daha da kıymetlidir. Çünki sizin gözlerinizin önüne geldi. Yorumlar yazın. Yazdıklarınız, okunsun. Okuyanlar size cevap yazsın. Sonra içinde mücevher gibi kitabları koruyan, kütüphanelere de gideriz. Hakikatı araştırırız. Şüpheci olmak, insanı bilgi sahibi yapar. Bu kardeşinizi, menfi veya müspet yazılarınızla, ödüllendirin. Büyük harflerle yazıyorum. YORUMLARINIZI, BEĞENİLERİNİZİ VE ELEŞTİRİLERİNİZİ BEKLİYORUM.

H A S A N G Ü L E R
2014 M A R T 26 Ç A R Ş A M B A

03 04 2011

İSLAM AHLAKI KİTABI'NDA DİYOR Kİ...

İSLAM AHLAKI KİTABI'NDA DİYOR Kİ... |  görsel 1

Sual:    Zamanımızda en kıymetli amel nedir? CEVAP İslam Ahlakı kitabında deniyor ki: Zamanımızda, amellerin en efdali, yazı ile, medya yolu ile, kâfirlere, mezhepsizlere cevap vermek, Ehl-i sünnet itikadını yaymaktır. Böyle cihad edenlere, para ile, mal ile, beden ile yardım edenler de bunların kazandıkları sevaplara ortak olurlar. ... Devamı

02 04 2011

BİR TATİL SABAHI DÜŞÜNDÜKLERİMİ YAZDIM.

Şimdi kim okuyor bu satırları? Kaynak: gizli-bahcem   Şimdi kim okuyor bu satırları?   Çocukların (hangi çocukların olduğu önemli değil) sadece çocukların olduğu bir araç geçerken mayın patlatanlar mı mesela?   Ya da kendisi parlamentoda hiçbir oturuma katılmazken kan bağıyla sıkı sıkı yapıştığı yakınlarını zengin edenler mi?   Veya "bütün çocuklar okula gönderilsin", "Türkiye'nin bütün kızları okusun" diye çabalarken birileri, "hayır çocuklarınızı okula göndermeyin" diyerek "sözde asimilasyona" karşı çıkanlar mı?   Kapkaçla, hırsızlıkla kazandıkları parayla düğün yapanlar mı?   Polisin gözleri önünde duraklarından müşteri alan taksiciyi döven taksiciler mi?   Gece vardiyasında çalışan taksicileri gasp edip boğazlarını kesenler mi?   Rüşvet alıp, "devlet bizi buna mahkûm etti" diyenler mi?   Karısını kan revan içinde bırakanlar mı?   Çocuğuna işkence edenler mi?   Cennetten toprak satanlar mı?   Vücudunu pazarlayarak "sanatçı" olduğunu öne sürenler mi?   Çete liderleri ya da üyeleri mi?   Bir takım elbise parasına tetikçilik yapanlar mı?   Utanma duygusunu yitireli çok olanlar mı? Komşusunun köpeğini zehirleyenler mi? Yalancılar mı?   Sahi kim okuyor bu satırları?   ***   YUKARIDAKİ SATIRLARI gizli-bahcem İSİMLİ BLOGCU SAYFASINDAN ALDIM. DEVAMI DA VAR. OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM. GİZLİ BAHÇENİN YÜREĞİ SAKLI DEĞİL. DUYGULARINI AÇIKÇA YAZMIŞ. BU BLOGCU SAYFALARINDA YAZILMIŞ EN ANLAMLI BİR YAZI DEDİM. KENDİSİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM. YAZISINA KATILIYORUM. BLOGCU SAYFALARINDA BU KONUDA ÇOK ÇOK YAZI OLMASI ... Devamı

01 04 2011

ÖĞRENCİ ANDI ATATÜRK ZAMANINDA KABUL EDİLDİ.

ÖĞRENCİ ANDI ATATÜRK ZAMANINDA KABUL EDİLDİ. |  görsel 1

Öğrenci Andı "Türküm, doğruyum, çalışkanım, İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!"     Öğrenci Andının Tarihi ve Amacı     http://www.ilkadresim.com/index.php?a=101989 İlkokullarda her sabah söylenmekte olan “Öğrenci Andı” nı yazan ve 23 Nisan 1933'te Türk çocuklarına armağan eden de Dr. Reşit Galip’tir. Prof. Dr. Afet İnan, “Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler” adlı eserinde (s. 213) Dr. Reşit Galip ve “AND” hakkında şunları yazmıştır: “1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya köşküne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. ‘Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı’ dedi: Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Bu sözler, Türk çocukları tarafından o yıldan beri tekrarlanmaktadır. Vatanperver Dr. Reşit Galip, evvelâ bir baba olarak bu hisleri duymuş; sonra da Millî Eğitim Bakanı olarak okul çocuklarına bu andı içirmişti.” Millî Eğitim Bakanlığı Talim... Devamı

01 04 2011

ÖĞRENCİ ANDI HAKKINDA VERİLEN KARAR...

ÖĞRENCİ ANDI HAKKINDA VERİLEN KARAR... |  görsel 1

      AŞAĞIDAKİ YAZILARIN TÜMÜ ALINTIDIR.     ANA FİKİR OLARAK TEKRAR EDİYORUM.        BU ÜLKEDE YAŞAYAN İNSANLARIN ORTAK ADI TÜRK’TÜR.      BU ÜLKENİN İSMİ TÜRKİYE’DİR.     BU ÜLKENİN RESMİ DİLİ TÜRKÇE’DİR.      BU ÜLKEDE YAŞAYAN HERKES, ZAMANI GELDİĞİNDE AY YILDIZLI BAYRAK ALTINDA VATANIN SINIRLARINDA CANI PAHASINA NÖBET TUTMAKTADIR.       GEREKİRSE BU  NÖBETE TEKRAR GELİRİZ VE SEVE SEVE CANIMIZI ORTAYA KOYARAK BAYRAĞIMIZI VE VATANIMIZI KORURUZ.      BU VATAN TOPRAĞIN KARA BAĞRINDA SIRA DAĞLAR GİBİ DURANLARINDIR.       Öğrenci andında son nokta     Anayasa'nın 66. maddesinde  ''Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür'' cümlesi yer alıyor. ''Türk kelimesi bir ırkın değil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi ne olursa olsun tüm vatandaşların bir araya gelerek oluşturdukları ve herkesi kapsayan ve kucaklayan milletin ortak adı olup, aksi yöndeki davacı iddialarına itibar edilmemiştir. Nitekim Anayasamızda bu hususun vurgulanması bakımından, Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin herhangi bir ayırma tabi tutulmaksızın Türk olduğu belirtilmiştir. ''Ülkemizin geleceği olan yeni nesillerin Anayasamızda ve 1739 sayılı Yasada yer alan amaçlar doğrultusunda yetiştirilmelerine ve yeni nesillere Türk Devletinin ve milletinin bir ferdi olma onurunu duymaya ve hazzını yaşatmaya yönelik, Anayasamızda ve Yasalarımızda yer alan ifadelerden oluşan dava konusu öğrenci ... Devamı

31 03 2011

CUMHURİYET

CUMHURİYET |  görsel 1

AŞAĞIDAKİ YAZIYI DAHA ÖNCELERİ DE BİR İKİ DEFA TEKRAR ETMİŞ OLABİLİRİM. BU YAZI HEM ÖĞRETMENİM AHMET VEHBİ ALTINER HEM DE ONUN NAZARINDA TÜM ÖĞRETMENLERE ŞÜKRANLARIMI İLETEBİLMEK ADINA  YAZILDI..   http://beklenenzeytinci.blogcu.com/size-bir-ani-yazisiyla-merhaba-diyorum/9314036         İLK OKUL ÖĞRETMENİM VE ÇOCUKLUĞUM. Şimdi bir şarkı kulaklarımda"kaç yıl oldu" Çok eskilere gitmem gerekiyor, çocukluğum için. Fakat 92 yaşındaki babam o günlerini hatırlıyor. İstiklal savaşındalar, Babamı hep henüz evlenmemiş, Hayriye teyzesi taşıyor. Düşmandan kaçıyorlar. Bilhassa kadınlar kaçmak zorunda. Çünki en çok tehlikede olanlar kızlarımız. Babam ağlaya ağlaya o günleri anlatıyor. Annesine gitmek istermiş. Fakat teğzesi, hasta ablasına kıyamaz; babamı dağ-bayır taşırmış. Sonra kurtulmuşlar tabii. Büyük Atatürk, hem yurdumuzu, hem son Türk Devletini kurtarmış. Masal gibi gelmesin. Tıpkı zamanımızdaki Irak gibi ya da Afganistan gibi işgal altındaydık. Gelelim çocukluk günlerime. Öğretmenimiz AHMET VEHBİ ALTINER bizi çok iyi hazırlardı. Daha ikinci sınıftayken bana bir istiklal şehidini anlatan roman ezberletti. Babam sevinerek beni seyretti. Daha sonra çocukluğunun geçtiği köye beni götürdü. Kahvenin bahçesinde O kahramanlık destanını seyredenlere anlattım. Bu hareket babam için olduğu kadar benim için de sevinç olmuştu. Öğretmenin ile ilgili bir hatıram daha var. Okulumuza müfettiş gelmişti. Hepimize sorular soruyor. Cevaplarını alıyordu. Hele namaz, oruç,zekat,hac gibi İslamın şartlarını tüm talebeler biliyordu. Kurtuluş savaşı hakkında da sorular vardı. O sorularda da su gibi geçtik. Başkumandanlık s... Devamı